Tapınaklar Şehri Bagan, Myanmar


Tapınaklar Şehri Bagan, Myanmar

Marco Polo, Asya turunun son zamanlarında ulaştığı bir şehirden o kadar etkilenmiş ki o şehri şu sözlerle açıklamış.  “Çınlayan çanları ve keşişlerinin hışırdayan elbiseleri ile yaldızlı capcanlı bir şehir”. Evet, Myanmar’ ın Bagan şehrinden bahsediyoruz. Kendisi bu şehre, 13. yüzyılın sonlarına doğru geldiğinde, Pagan Krallığı’nın Başkenti olan Bagan en parlak dönemini yaşıyor ve içerisinde 13 bine yakın tapınak barındırıyormuş. E tabi yer Asya ve tarih 13. yüzyıl olunca Moğol istilasından nasip almamak mümkün değil. Haliyle istilaya dayanamayan Krallık sona ermiş, şehir ise o günden beri kendini toparlayamamış. Neyse ki tapınakların azımsanmayacak bir kısmı, yaklaşık 2200 kadarı, günümüze kadar varlığını sürdürebilmiş. Bu rakam dahi Bagan’ı dünyanın Budist tapınak sayısı bakımından en yoğun ve geniş şehri yapmaya yetiyor. Elinize attığınız her şey yaklaşık milenyum yaşında, belki de daha yaşlı. Şehrin içine girdinizde, belki keşişlerinin giydiği o kızıl kaftanlarının seslerini duyamayabilirsiniz, ancak tapınak tepelerinde hala var olan o küçük çanların rüzgârdaki çıngıraklı sesleri sizi yüzyıllar öncesine taşıyacaktır.

bagan-33

Hele ki bu şehri sabah gün doğarken, sancısız ve sessiz haliyle, yere ölü gibi yığılmış yoğun sislerinin arasından, o bin yıllık tapınakların üstünden izliyorsanız, size bir iki nefes çalışması tavsiye ediyorum.

Tabi böyle eşsiz görüntü için yeri iyi seçmekte çok önemli. Şehir içinde bir kaç gün kaldığımdan her sabah farklı açılardan günesin doğuşunu izleme fırsatı buldum. Şehrin içi düz bir alan olduğundan tepe tarzı bir yer yok. Haliyle ortamdaki tek yükseklikler tapınakların kendisi.

Myanmar Hükûmetinin zayıf koruma planlarından olsa gerek, şehir içindeki herhangi bir tapınağa istediğiniz gibi elinizi kolunuzu sallayarak girebiliyorsunuz, tepesine çıkabiliyorsunuz. Girişinde çıkısında bazen bir keşiş dışında herhangi bir koruma yok. Hatta bu küçük bir çocuk dahi olabiliyor. İçim ürperse de diğer herkes gibi, bu fırsat kaçmaz diyerek bende bu bin yıllık tapınaklarının tepesine sırf daha güzel bir görüntü için çıktım. Gerçi hükûmetin kendisi de tapınakları tarihi değerlerine uygun olmadan restorasyon ettiğinden UNESCO’nun Dünya mirası alanları listesine kabul görmemiş. O bin yıllık şaheserlerin açılmış yarıklarını betonla kapattıklarını görünce içiniz yanıyor doğrusu.

Güneşi onca doğa harikasının arkasına atıp, bir gün doğumu şöleni yaşamak için gitmediğim yer kalmamıştır. Ancak nutkumun tutulduğu tek yerin Bagan olduğunu söylemek zor değil.

Myanmar insani daha bir kaç yıl öncesi askeri cuntanın etkisinden kurtulup dünya ile daha yeni tanıştığından bu durumun pek farkında gözükmüyor. Ama gözlerini açmaları ve elindeki şaheserin değerini bilmeleri an meselesi. Şimdiden bazı tapınaklara girişlerini belirli yıllarda sırf koruma amaçlı nadasa bırakmaya başlamışlar. İşe yarar mı bilmem ama en azından kendilerine zaman kazandıracak bir önlem.

bagan-59

Tüm antik şehir müze sayıldığından giriş biletlerini şehir kapısında almanız gerekiyor. 20 dolar, 20 Euro ya da o an ki kura göre ülkenin resmi parası olan Kyat olarak da verebilirsiniz. En hesaplısı dolar olduğundan yanınızda dolar bulundurmanızı tavsiye ederim. Ülke genelinde ATM bulmak çok zor hatta havaalanlarında dahi olmayabiliyor. Bu nedenle en yeni dolarlarınızı yanınızda bulundurmayı unutmayın zira paradaki küçük bir kırışıklığı dahi kabul etmiyorlar ya da fiyat kırıyorlar.

bagan-3

Ülkede güçlü bir turist algısı yok ama kimse polis ya da asker ile uğraşmak istemediğinden size pek bulaşmıyorlar. Bu nedenle paranızla güvenle dolaşabilirsiniz. Tek sorun verdiğiniz 20 dolarlık giriş ücretinin şehrin korumasına değilde bazı askeri güçlerin eline geçtiği söylentisi. Bu nedenle aldığınız bileti sürekli yanınızda saklayın. Şehrin herhangi bir noktasında bir asker tarafından biletinizin varlığı sorgulanabilir. Otelde unuttum yalanı çoğu kez işe yarasada askeri cuntanın etkileri hala devam ettiğinden başınıza her an kötü bir şey gelebilir. Temkinli olmanızı tavsiye ediyorum.

Bagan şehrini tapınakların tepesine çıkmadan bizim Kapadokya’da ki gibi balonlardan da izleyebilirsiniz. Ancak fiyatı 300$ ve aylar öncesinden yer ayırtmanız gerekmekte. Ülkedeki diğer eşyaların fiyatına göre uçuk bir rakam. Duyduğuma göre bir Avustralya firması sahibiymiş. Fiyatlarında yüksek olmasının sebebi buymuş. Bu konuda da bir önlem politikası olmadığından balonu kontrol edenler yere hatta tapınaklara o kadar yaklaştırıyorlar ki yüreğiniz ağzınıza geliyor. Tabi yere yakın onlarca balonun tapınaklarla sanki bir ask yaşıyormuşçasına görünümü, size çok etkileyici fotoğraflar bırakıyor.

bagan-60

Kalacak yer olarak oteller vazgeçilmez tek seçenek. Tapınakların olduğu Eski Bagan şehrinde ikamet edecek herhangi bir yer yok. Şehrin kuzeyinde ve güneyinde 10 dakika araba mesafesinde sırasıyla Nyaung Oo ve Yeni Bagan şehirleri bulunuyor. Ben havaalanına yakın olan Nyaung Oo da kaldım. Buradan nehir kıyısı boyunca kesintisiz bir şekilde tapınakları izleyerek Eski Bagan’a ulaşabilirsiniz. Nyaung Oo ya da Yeni Bagan’da  hostel olmadığından mecburi otel odalarında kalmanız gerekiyor. Tek başına ziyaret ediyorsanız biraz pahalı olabilir. Ve verdiğiniz ücretin çoğu vergi olarak askerin eline geçtiğinden hizmet olarak karşılığını almayacağınızdan emin olabilirsiniz. Elektrikli motosikletler şehirde en çok kullanılan ulaşım araçlarından biri ve her otelin girişinde kiralayan birini bulabilirsiniz. Sizden bırakın sürücü kimliği ya da depozito, isminizi dahi almayabilirler. Her şey güven meselesi. Minimum düzeyde güvenliği olsa da, şehrin tapınaklarının olduğu yerlere kalacağınız yerden yürüyerek gitmek pek mümkün olmadığından, elektrikli motosikletler en iyi ve eğlenceli seçim olacaktır. Tapınaklarının bulunduğu bölgede trafik denen bir şey yok zaten. Motosiklet kullanmayı öğrenmek için mükemmel bir fırsat. Şahsen ben tavsiye ederim.

Şehir haritalarını herhangi bir otelden ücretsiz temin edebilirsiniz. Ve her haritada mutlaka gün doğumu ve gün batımı noktaları gösteriliyor olacaktır. Bunlardan en ünlüleri sahanın en büyük tapınaklarından Shwesandaw’ı hem gün doğumu hem de gün batımı için işaretlenmiş olarak göreceksiniz. Üç seviye halinde yukarı çıktıkça daralan bu tapınağı ben gün içinde ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum çünkü gün doğumu ya da batımında burası bir turist akımına uğruyor. Rahat bir gün doğumu izlemek isterseniz ben size Lawkaoushaung Tapınağını, gün batımı için North Guni tapınağını tavsiye ediyorum. Tabi bu gibi yerler internet ortamında hızla dilden dile dolaştığından bir anda popüler olup kalabaklaşıyorlar. Sessiz bir ortam arıyorsanız, en güvenli tercihi oraya gittiğinizde diğer gezen turistlerden güncel bilgileri alarak yapmak an akıllıcası olacaktır. Bagan’ın gün doğumu, batımından çok daha etkileyici olduğundan buraya en azından 2 farklı gün doğumu ayırmanızı tavsiye ederim. Gezilmesi gereken diğer tapınaklar; Bagan’ın en kutsal yeri olan Ananda Tapınağı, yapısı en iyi korunmuş Shwe Gugyi Tapınağı, en yüksek olan Thatbyinnyu Tapınağı ve ayrıca Dhamma Yangyi, That Byin Nyu, Shwegugyi, Manuhar, Shwe Zigon ve Yangyi Tapınağıdır. Bunların lokasyonlarını elinizdeki haritadan kolayca tespit edebilirsiniz.

bagan

Bagan’ı büyüleyici kılan en önemli özelliği binlerce tarihi yapının aynı yerde herhangi bir modern binanın kirliliğini içermeden bir arada bulunması. İçinden gecen bir asfalt yol dışında teknolojiye dair sizden başka herhangi bir şey yok. Ve özgür bir şekilde bir yapıdan diğerine korumalar olmadan gezebiliyorsunuz. Öyle ki bir sure sonra yeni dünyanın varlığını unutup kendinizi bu eski dünyanın majestik havasına kaptırıyorsunuz. Etkilenmemek elde değil. Marko Polo’nun “Dünyanın en nefis yerlerinden biri” dediği Bagan’ı hazır zaman varken, hazır mistik havasını hala koruyorken ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

 

Not: Bagan Şehri, hemen yanıbaşındaki Ayeyarwady (Irrawaddy) nehrinin yataklarına kurulmuş. Geniş bir havzası var. Bazı bölümleri göl kadar genişliyor. Hava her zaman güzel olduğundan nehir içinde yüzen lokal insanlara rastlamak pek mümkün ancak bu sizin de onlarla yüzeceğiniz anlamına gelmiyor. Buradaki lokal insanlar yüzyıllardır bu çevrede yasadığından bağışıklık sistemleri de ekosisteme uyumunu sağlamış. Bu nedenle onların yüzdüğü bu suda yüzmenizi hiç tavsiye etmem. Girseniz de kafanızı içine sokmayın ve en kısa zamanda duş alın. Zira etrafta gördüğüm bir çok turist arkadaşım gibi hastanelik olabilirsiniz.

 

 

 

+ Yorumunuzu Yazın

+