Paskalya Adası


Paskalya Adası

Paskalya adası Güney Amerika Kıtası’na 3500km mesafede, dünyanın en yalnız adalarından birisi. Adı, buraya paskalya zamanında gelen bir Hollandalı gezgin tarafından konulmuş. Halk dilindeki ismi ise Rapa Nui. Üstünde bulundurduğu Moai adı verilen heykelleri ile ünlenmiş bu yer gerçekten görmeye değer. Heykellerin neden yapıldığı hala tam olarak bilinmiyor. Bir kaçı hariç hepsi yüzünü adaya doğru çevirdiğinden adayı koruma amaçlı dikildiği düşünülüyor. Ada içerisinde yüzlercesi var. Zaten kısıtlı olan kaynaklarını heykel yapmaya harcayan Rapa Nui insani bir nevi kendi sonunu da getirmiş. Ağırlığı 80 tona, boyu 10 metreye varan bu heykellerin taşınması için kesilen ağaçlar erozyonu arttırmış ve tabi bu da tarımı etkilemiş. Yine ağaçların azalmasından dolayı alet ve araçta yapamayan Rapa Nui insani balıkçılık da yapamayınca nüfusu 15000’den 2000’e kadar düşmüş. 1800’lü yıllarda Peruluların köle baskını sonucu ise bu rakam 111 olmuş. Tabi bu kültürlerinin yok olması demek. Şu an Şili’nin bir parçası olan adada Rapa Nui insani hala kendi dillerini ve kültürlerinin bir bölümünü koruyabilmişler. Adaya vardığınızda sizi en azından geleneksel dansları ile karşılayabiliyor ve size atalarının yaptığı o güzel heykelleri gösterebiliyorlar.

 

NASIL GİDİLİR, NERDE KALINIR, FİYATLAR NEDİR?

Paskalya adasında büyük bir liman olmadığından dolayı buraya büyük gemiler yaklaşamıyor. En kolay yol uçak seyahati. Sadece Şili’nin başkenti Santiago ve Tahiti’den uçak bulunuyor. Santiago’dan hesaplı biletleri Şubat ayı sonrasına bulabilirsiniz. 400-500$ arasında olacaktır. Havaalanına vardığınızda evini size kiralamak isteyen bir çok Rapa Nui’li ile karşılaşacaksınız. Fiyatları gecelik 25-45$ arası değişiyor. İnternetteki fiyatlar ise gecelik 60$’dan başlıyor. Bu nedenle kalacağınız yeri vardığınızda aramak daha mantıklı olabilir. Havaalanında anlaştığınız lokal insanlar Jeeplerı ile eşyalarınızı taşıyacaklardır.

 

Şili diğer Güney Amerika ülkelerine göre zaten çok pahalı bir yer. Paskalya Adası’nda ki fiyatlar ise normal Şili fiyatlarının iki katı. Yanınızda açık yiyecek ya da meyve getiremezsiniz. Ancak Şili’den aldığınız kapalı bisküvilere bir şey diyeceklerini zannetmiyorum. Ambalajlarının İspanyolca olmasına dikkat edin. Ve kesinlikle çantamda yiyecek yok demeyin çünkü tüm eşyanızı tarıyorlar.

Paskalya adasında ki heykellere Moai adı verikiyor. Özellikle gün batımında muazzam bir görüntüleri var.

MOAİ HEYKELLERİ

Paskalya Adası’nın en ilginç yani tabi ki üstündeki Moai heykelleri. Zamanında binlercesi yapılan bu heykellerden 887 tanesi varlığını devam ettirebilmiş. Bazıların boyu 10 metreye kadar çıkıyor. Yaşları ise 500 ve 1000 yıl arasında değişiyor. Rapa Nui insani için kutsal olan bu heykellere dokunmak kesinlikle yasak. Zaten adadan bir çakıl taşı dahi çıkaramıyorsunuz. Geliş ve gidişinizde eşyalarınız aranıyor. Yakın zamanda bir Alman turistin heykellerden birinin kulağını koparttığından dolayı 100.000$ ceza yediğini duymuştum.

 

Heykeller adanın belli bölgelerine bazen tek başlarına bazen ise bir dizi halinde konuşlanmış. Rapa Nui insanının bu heykelleri nasıl yapabildiğini ise ada içerisinde gezmeye başlayınca anlıyorsunuz. Ada insanı heykelleri volkanik orijinli dağları direk kazarak ve bir yandan da yontarak bir bütün olarak ortaya çıkartmışlar. Rona Raraku kraterinin eteklerine çıktığınızda bu işlemi adım adım izleyebiliyorsunuz. Burada tam olarak bitmemiş en büyük heykellerden birisinin yontulmuş kısımlarını görebilirsiniz.

Rona Raraku kraterinin eteklerinde bir çok tekil Moai görebilir ve bu heykellerin nasıl yapıldığını gözlemleyebilirsiniz.

Her Moai’nin bir ismi var. Bir çoğu Ahu adı verilen bir platform üzerine kurulmuş. Benim beğendiğim en güzel Moai’ler, gün batımında izleyebileceğiniz Ahu Vai Uri, gün doğumunda izleyebileceğiniz Ahu Tongariki, ve gün içinde görebileceğiniz Moai Rano Raraku ve kırmızı şapkalı Ahu Nau Nau Moaileridir. Hepsinin kendine has bir güzelliği var. Moailerin en güzeli ve şaheser olarak nitelendirilen Hoa Hakananai Moai’si Londra’da British Müzesi’nde bulunuyor. Heykel üstünde ayrıntılı işlemeler bulunuyor. 1800’lu yıllarda buraya gelen İngilizler her yerde yaptığı gibi buradaki güzel şeyleri izin almadan alıp kendi memleketlerine götürdüğünden aslının olması gereken yerde kopyasına bakıyorsunuz.

Gün batımında izleyebileceğiniz Ahu Vai Uri Moaileri ve diğer bazı Moailer.

NELER YAPILIR?

Paskalya Adası’nda Moai izlemek dışında yapabileceğiniz bir çok şey var. Öncelikle Rano Kau adı verilen büyük bir krateri ziyaret edebilirsiniz. Kraterin hemen yanı başında ise Orongo Village adı verilen antik bir kasaba bulunuyor. Burada ki boyutları oldukça küçük yer içine gömülmüş kerpiç evler görülmeye değer. Orongo Village, adanın daha çok uçurum olan güney kenarına yapılmış. Buradan hemen yakınlarda ki Motu Noi Adacığı çok güzel gözüküyor. Ayrıca yine bu kasabanın girişinde Rapa Nui’nin geçmişini öğrenebileceğiniz bir müze var.

Adanın güneyinde bulunan Rano Kau Krateri ve Orongo Kasabası.

Adanın ortalarında ise Rano Raraku Krateri bulunuyor. Bu kraterin içinde görebileceğiniz çok şirin bir göl var. Rona Raraku Moaisi’ni izledikten sonra bu kraterin içini gezebilirsiniz. Rano Raraku ve Rano Kau kraterlerini görmek için ulusal parktan bilet almanız gerekiyor. Biletleri adaya ilk geldiğiniz gün havaalanından alabileceğiniz gibi ada içerisinde ki ofislerden de temiz edebilirsiniz. Sadece bir giriş hakkiniz olduğundan bu iki yerden her birine tüm gününüzü ayırmanızı tavsiye ediyorum.

Ada içinde iki adet beyaz kumlu plaj bulunuyor. Bunlardan ilkinin ismi Anakena Plajı. Ahu Nau Nau Moaileri burada olduğundan kesinlikle gidilmesi gereken bir yer. Ayrıca hemen biraz güneydoğu da Ovahe Plajı bulunuyor. Uçurum kenarlarında bulunan bu plaj da görülmeye değer.

Anakena PlajıAnakena Plajı’nda bulunan kırmızı şapkalı Ahu Nau Nau Moaileridir. Şapkalar aslında her moaide bulunuyordu ancak en iyi korunanları bunlar.

Bulunduğunuz kasabadan adanın farklı yerlerine günlük trekkingler yapabilirsiniz. Bunlardan en kolay ve eğlenceli olanı adanın en uç noktası olan Terevaka tepesine çıkmak olacaktır. 3-4 saat süren bu trekking sonunda tüm adayı yukardan görebilirsiniz. Yine adanın kuzeybatısına doğru 6-7 saatlik bir trekking yapabilirsiniz. Yol üstünde içine girebileceğiniz, sonu uçurumlara açılan mağaralar bulunmakta. Çökme tehlikesi olan bu mağaralara giriş çok küçük bir delikten sağlanıyor. Kendi başınıza bu mağaraları görebilirsiniz ancak dikkatli olmanız gerekiyor.

Adanın kuzeybatısına doğru 6-7 saatlik bir trekking yapabilirsiniz.
Easter-19Adanın kuzeybatısına çıktıkça yer yer Moailer ile karşılaşıyorsunuz. Buradaki moailer daha az korunuyor.

Kasabanın yanı başındaki sahilde sörf yapabileceğiniz bir çok yer bulunuyor. Fiyatları biraz yüksek olsa da skuba diving yapabilir ya da sörf dersleri alabilirsiniz.

 

Yine kasaba yakınındaki kaplumbağa havuzuna gitmenizi öneriyorum. Burası hemen sahilde kendiliğinden oluşmuş içinde yüzebileceğiniz bir havuz. Kaplumbağaların dinlenme yeri olduğundan bu adı almış. Buraya ayrıca gece vakti de gelebilirsiniz. Pasifik okyanusun ortasında olduğundan ışık kirliliği olmayan bir yer ve yıldızlar mükemmel gözüküyor. Hele bir de şans eseri meteor yağmurunda gelirseniz palmiyeler arasından bir yıldız kayması şöleni izleyebilirsiniz. Ada içinde başı bos gezen bir çok köpek bulunuyor. Arkadaşçıl olsalar da gece sürü halinde gezerlerken biraz agresif olabiliyorlar. Gece havuza gelirken bir arkadaşınızla gitmenizi tavsiye ediyorum.

Easter-4Kaplumbağa havuzunda gördüğüm bir kaplumbağa. Kabuğunun bazı bölümleri oldukça zarar görmüştü.

Ada her ne kadar küçük olsa da uzun zaman kalmıyorsanız bir scooter ya da araba kiralamanızı öneririm. Yanınızda ehliyetiniz olmak zorunda. Bu konuda bir Asya ülkesine göre çok daha katılar.

Etrafta bir çok ilginç bitkiye rastlamak mümkün

Biraz masraflı bir yolculuk olsada Paskalya Adası ölmeden önce görülmesi gereken yerlerden birisi. Listenize kesinlikle ekleyin.

 

 

+ Yorumunuzu Yazın

+