Galapagos Adaları, Ekvator


Galapagos Adaları, Ekvator

Galapagos Adaları’nda geçirdiğim bir iki günden sonra varlığımdan, insanlığımdan utanmaya başladım. Düşünün hele… Sahilde yürüyorsunuz ve önünüzde kumlara küçük delikler açmış yüzlerce yengeç evlerinin etrafında güneşin tadını çıkarıyorlar. Abartmıyorum yüzlercesi… Siz ilerledikçe bir bir deliklerine girip saklanıyorlar. Ve siz geçtikten sonra arkanızdan tekrar beliriveriyor ve hepsi ayni anda size yönelmiş pür dikkatler. Önümdekiler gergin, arkamdakiler rahatlamış durumda. Ben yürüdükçe içeriden dışarıya kaçışan yengeçler sanki bir futbol maçındaki taraftarların Meksika dalgası oluşturması gibi koordineli hareket ediyorlar. Ama hepsi benden uzakta. O an orada bir insan olduğumdan dolayı istenmediğimi hissettim. Hepsi topluca bana tavır gösteriyorlardı. Biraz ilerleyince kuma uzanmış onlarca iguanayı, albatrosları ve adını bilmediğim diğer kuşları fark ettim. Meğer bir kumsalda bu kadar canlı bir arada bulunabiliyormuş. Belki de Dünya’nın diğer kumsalları da böyle idi. Neden olmasın. İşte o an insanoğlunun bencilliğinden, dünyanın sanki sadece onun için yaratıldığı düşüncesinin verdiği kibrinden utandım. Her şeyi yakıp yıktığımızdan ve yok ettiğimizden bize yanlışımızı gösterecek, tavrını gösterecek bir canlı bırakmamışız. Kendi içimizde ki yalnızlığımız, normalimiz haline gelmiş. Neyse ki, en yakın kara parçasına 1000 km uzakta bulunan Galapagos Adaları insanlığın bu sömürücü ve yok edici vahşetinden kendisini kurtarabilmiş. Ve öyle güzel bir yer ki. Gerçi adaların 1500’lü yıllarda ki keşfinden sonra korsanlar ve onların gemilerle getirdiği sıçanlar burada yaşayan dev kaplumbağaların neslini nerdeyse tüketmiş ancak son yıllardaki çalışmalar sayesinde normal haline gelebilmiş. Yani burası da insanoğlundan payını alacakmış ama ucuz atlatmış.

Galapagos açık bir hayvanat bahçesi gibi bir yer. Yengeçlerden Dev Kaplumbapalara, penguenlerden iguanalara kadar bir çok canlıya rastlayabilirsiniz. 

Bazen büyük başarılara imza atmak için doğru zamanda doğru yerde olmak gerekiyor. Charles Darwin bir keşif gemisiyle, Galapagos Adaları’na ilk ulaştığında daha evrim teorisini oluşturmamıştı. Bu adalar içinde gözlemlediği ispinozların beslenme biçimlerinde ki farklılıklar ona bu ünlü teorisindeki ilk ilhamı verdi. Doğru zamanda bu sevmediği keşif gemisine katılmış ve doğru yere gitmişti. Bu adalardaki vahşi yaşam ise gerçekten ilham verecek cinsten. İçerisinde bir çok endemik türü barındırıyor. İguanalardan albatroslara, dev kaplumbağalardan küçük penguenlere, turuncu Grapsus Grapsus yengeçlerinden mavi ayaklı bubi kuşlarına. Neler yok ki… Sanki kafesleri olmayan açık hayvanat bahçesi. Bunların bir çoğunu bırakın gerçek hayatta, televizyonda dahi görmemiş olabilirsiniz. Ve en ilginç yanlarından birisi de çevredeki bu egzotik hayvanlar sizden pek korkmuyorlar. Hani bir hayvan göreceğim diye dibi köşeyi karıştırmıyorsunuz. Her yerlerdeler. Yüzlercesi koloni halinde yaşıyorlar. Hatta aralarında rahatlıkla yürüyebiliyor ve kendilerine yaklaşabiliyorsunuz. Tam anlamı ile görsel bir şölen içerisindesiniz.
Galapagos Adaları Ekvator’a bağlı irili ufaklı 19 adadan oluşuyor ve şu an için yaklaşık 25000 kişilik nüfusu var. Yöre halkı çok bilinçli. Gözleri sürekli üstünüzde. Hayvanları rahatsız edemez yanlarına gereğinden fazla yaklaşamazsınız. Hatta eşyalarınızı ağaçlara asmanıza dahi izin vermiyorlar. Adaya gözü gibi bakıyorlar. Zaten tüm alan devlet tarafından da korunuyor. Adada yırtıcı hayvan bulunmuyor. İnsanlardan da zarar gelmeyince çevrede ki hayvanlar etrafta rahatlıkla gezebiliyor ve sizin onlara yaklaşmasına izin veriyorlar. Yani he iki tarafta kazanıyor.

Sahilde bana poz veren bir pelikan…

 

FiYATLARIN PAHALILIĞI

Gezmenin illaki zengin isi olmadığını savunanlardanımdır. Sigara parasıyla dahi bir çok yeri gezebilirsiniz. Ancak Galapagos bir istisna. Çok pahalı bir yer. Adaya ayak atar atmaz sizden 100$’lık bir giriş ücreti istiyorlar. Zaten gelmesi bir mesele. Ekvator’dan buraya uçuşların fiyatı 400-500$ arasında değişiyor. Gemi ile gelmek ise en azından 2000$. Bir iki sahil hariç rehber olmadan istediğiniz yere gidemiyorsunuz. En basit tur fiyatı dahi 40$’dan başlıyor. Hostel fiyatları ise Güney Amerika fiyatlarının iki üç kati. Adanın tadını gerçek anlamda çıkarmak istiyorsanız turlarda dahil haftalık 800-1000$’I gözden çıkarmanız gerekmekte. Tur fiyatları biraz tuzlu olsa da verdiğiniz paraya değiyor tabi. Ancak dar bütçeyle buraya gelmenizi önermiyorum.

GENEL OZELLIKLER

Galapagos Adaları’na uçak ile geliyorsanız varacağınız ilk ada Baltra olacaktır. Çevre ile uyumlu güzel bir havaalanları var. Düz ve çorak olan bu adada çok kalmadan hemen yani başındaki Santa Cruz Adasına gitmek için iskeleye gidiyorsunuz. Aradaki bağlantıyı küçük tekneler sağlıyor. Karsı tarafta bineceğiniz otobüsler ada içerisinden geçerek sizi Puerto Ayora kasabasına bırakıyor. Ada halkının büyük bir kısmı da zaten burada yaşıyor. Merkezi önemle dizayn edilmiş, şirin bir turist kasabası. Etrafta bir dolu tur operatörü ve bar bulunuyor. Kalacağınız yer de yine burada olacaktır çünkü başka alternatifiniz yok. Kasaba içinde taksi ücretleri nereye giderseniz gidin sadece 1 dolar. Sizin oteliniz de bu kasaba içerisinde olacaktır. Burada en azından üç dört gün kalmanızı tavsiye ederim. Sörf ve şnorkel yapabileceğiniz ünlü Tortuga Bay buraya 20 dakikalık yürüme mesafesinde. Ayrıca ücretsiz gidebileceğiniz Las Grietas Kayalıkları ve Darwin araştırma merkezi de yine burada bulunuyor. Yine diğer adalara düzenlenen tur biletlerinizi de buradan alabilirsiniz.

Puerto Ayuda’dan Nu adi verilen taslarla döşenmiş bir yol Tortuga Bay’e açılıyor. Yolda yürürken dahi bir çok ilginç bitki ve böcek göreceksiniz. Zamanında Tortuga Bay’de bolca dev kaplumbağa yasarmış. İsmini de zaten buradan alıyor.

Puerto Ayuda’dan Tortuga Bay’e giden ağaçlar ile dolu ilginç bir yol bulunuyor. Yaklaşık 20 dakika yüreme mesafesi. 

Ben vardığımda hiç bir kaplumbağaya rastlamadım. Ama muhteşem bir şnorkel ve sörf yeri. Şnorkel yaparken her an yanınıza bir fok baliği gelip sizinle oyunlar oynayabilir. Hazırlıklı olmanızda fayda var

Tortuga plajında dünyada sadece Gapalagos’ta gözüken yüzen iguanalara kolaylıkla rastlayabilirsiniz. 

Tortuga Bay’de görülebilecek güzel yerlerden birisi de kaktüs ağacı ormanıdır. Galapagos’un her yerinde görebileceğiniz bu ağaç turu aslında bir kaktüs ancak odunlaşmış bir gövdesi var ve bu sadece Galapagos Adası’nda görülebiliyor.

Kaktüs ağaçları dünyada yine sadece Galapagos’ta bulunuyor. Tortuga Bay’de bu ağaçlar küçük bir orman dahi oluşturuyor.

Galapagos Hayvanlari

Yine Tartuga Bay’de rastladığım Grapsus Grapsus yengeci.

Puerto Ayuda’ya yürüme mesafesinde başka bir yer de Las Grietas Kayalıkları. Burası küçük bir gol ancak suyu okyanus suyuyla karıştığından içinde bir dolu farklı baliği görebilirsiniz. Yanınızda şnorkellerinizi getirmeyi unutmayın. Hava rüzgarsız ise bu kayalıklar arasında kalan küçük gölüne güzel bir yansıması var. Ta ki birisi suya atlayana kadar. Bu nedenle kimseler gelmeden erken saatlerde buraya gitmeniz gerekiyor.

Las Grietas Kayalıkları. Buraya giderken yanınızda şnörkel götürmeyi unutmayın. Ayrıca yansımayı seyretmek için ise erken gitmeniz gerekli. 

Galapagos’un ustu kadar su altı da çok zengin. Sualtı turlarında çekiç kopek baliği dahil birçok vatoz ve ilginç sualtı canlısını da izleyebilirsiniz. Sertifıkanız olmasına gerek yok. Kısa bir bilgilendirmeden sonra bir rehber aracılığı ile su içine dalabilirsiniz. Tabi bunu yapmadan önce bir iki gün şnorkel yaparak suya alışmanız size yardımcı olacaktır. Galapagos’da PADI sualtı sertifikası en azından burada almayı pek tavsiye etmiyorum. Hem çok pahalı hem de bu sertifikayı kendi şehrinizde havuzda dahi alabilirsiniz. Galagapos’da ki zamankinizi derslere harcamak mantıklı olmayabilir.

Galapos’un su altında da birçok ilginç hayvan bulunuyor. Bunlardan en ilginç olanları çekiç köpek balıkları. 

Puerto Ayuda’da gidebileceğiniz farklı bir yer ise şehir merkezi. Burada yakaladıkları balıkları temizleyen ve satan balıkçıları görmeniz gerek. Bizimkilerden en önemli farkı dükkânlarının önünde balık verir diye beleyen bir aç kedi yok. Onun yerine bir fok baliği ya da pelikan bulunuyor. Ve balık atıldığında birbirleri ile kapışması görülmeğe değer.

Puerto Ayuda şehir merkezi’nde ki balıkçıların arkasında kedi gibi yemek bekleyen fok balıkları ve pelikanlar görülmeye değer.

Santa Cruz Adası’dan sonra görülmesi gereken diğer bir ada ise Isla Isabela’dır. Buraya tekne ile 2.5 saatte geliyorsunuz. Biraz bezdirici bir yolculuk. Sizin mideniz bulanmasa da yanınızdaki kusmaya baslar. Yani hazırlıklı olun, mümkün oldukça botun geri taraflarına oturun. Ayrıca yola çıkmadan yârim saat önce hap almayı unutmayın. Isabela Adası’nda yine Santa Cruz’da ki gibi küçük bir kasaba var. Adi Puerto Villa mil Etrafta biraz dolanırsanız kalacak ucuz bir hostel bulabilirsiniz. Buranın en önemli özelliklerinden birisi içerisinde flamingoların yaşadığı küçük bir gölet var. Görmeye değer. Buradan turlara katılarak adanın içlerine doğru ilerleyip krater oluşumlarını gözlemleyebilirsiniz. 30$’lık bir ücreti olsa da görülmeye değer.

Isla Isabel’da katılabileceğiniz krater turu. Burada kara iguanasını da görebilirsiniz.

 

Galapagos-63Isla Isabel’de yosunlar ve eğrelti otları arasında çürümeye yüz tutmuş ormandan bir görüntü.

Isla Isabel’de görülecek en güzel yerlerden birisi de Los Tuneles. Burası lava akıntılarının okyanusa akması sonucu oluşmuş tünellerden meydana geliyor. Farklı bir dünya gibi. Mavi ayaklı Bubi kuşlarını burada görebilirsiniz. Çok sessiz hayvanlardır. Yanlarına bir metreye kadar yaklaşmanıza izin verirler ancak rahatsız etmemeniz ve ses çıkarmamanız gerekli. Tünellerin en önemli özelliği ise mükemmel bir şnorkel yeridir. Su içerisinde dev kaplumbağalardan, kopek balıklarına, ıstakozlara ve deniz yıldızlarına kadar bir çok canlıyı su içine dalmadan görebilirsiniz. Tabi yine buraya botla gitmek durumunda olduğunuzdan bir tura katılmak zorundasınız.

Los Tuneles Turunda görebileceğiniz mavi ayaklı bubi kuşları.

 

Galapagos-53Galapagos’un kendine has penguenleri dahi var. 

Bütçe sıkışıklığından dolayı Galapagos’un diğer adalarına gidemedim. Zaten bir adadan diğerine gitmek oldukça çetrefilli. Isla Isabela’dan San Cristobal adasına uçakla gidebilirsiniz. Diğer adalara gitmenin tek yolu bot turları. Bu nedenle buraya bir gezi gemisi ile gelmeniz daha mantıklı olabilir. Ancak bu durumda da özgürlüğünüz olmuyor. Ve gittiğiniz yerlere gruplar halinde gitmeniz gerekiyor ve bence bu çok can sıkıcı.

 

 

İlgili Yazılar

+ Yorumunuzu Yazın

+