Çöl Gölcükleri (Lençois Maranhenses), Brezilya


Çöl Gölcükleri (Lençois Maranhenses), Brezilya

Lençois Maranhenses… Biliyorum bu ismi daha önce hiç duymadınız ve internette burası hakkında çok fazla bilgi bulamıyorsunuz. Nedense Rio ve Amazonların gölgesinde kalmış bir yer olması rağmen, Lençois Maranhenses, daha kolay ismi ile çöl gölcükleri, doğa tutkunlarının kesinlikle görmesi gereken bir yer. Aslında çölün bulunduğu yer, Brezilya’nın kuzey doğusunda bulunan bir ulusal parkın parçası. İnanması ne kadar zor olsa da bu su ülkesinin uzak bir ucunda hem de okyanus kenarında minnacık bir çöl var. Tabi yağmur ormanları ve okyanus arasında kalmış bu kurak mekan bir çok zıtlığı da içerisinde barındırıyor. Öyle ki aynı fotoğraf karesine çölü, nehri, okyanusu ve yağmur ormanını sıkıştırabiliyorsunuz.  Sadece bu değil. Maranhenses’in asıl özelliği çölün içerisinde saklı. Yağmur ormanları arasında olduğundan çöl, yılın belli zamanlarında oldukça yağış alıyor. Tabi bu dönemsel olduğundan etrafta herhangi bir bitki görmek kolay değil. Öyle olunca kum dağları arasında biriken yağmur suyu büyük havuzları oluşturuyor.  Tam bir cennet. Ve fazla bilinmediğinden, hele birde ölü sezonda giderseniz etrafta bir iki turistten fazlasını göremezsiniz. Muhteşem değil mi?

 

Maranhenses ne kadar cennet gibi bir mekan olsa da, oraya gitmesi de bir o kadarda zor. Ulusal parkın bir parçası olduğundan etrafta bir iki küçük kasaba dışında herhangi bir büyük yapılanma yok.  Parka en yakın yerleşim birimi ise Barreirinhas. Çok küçük bir şehir… Parka girişler daha çok buradan olduğundan buraya gelebilmek önemli ancak birazda zor çünkü şehrin havaalanı yok. En yakın şehir ise 6 saat uzaklıkta olan Sao Luis. Maranhenses’i görmenin en kolay yolu uçakla Sao Luis’e inmek ve buradaki hotel ya da gezi agentalarından tur paketleri almak. Her şeyi içinde sizi kaldığınız yerden alır, çölleri gezdirip geri getirirler. Ama oldukça pahalıya patlayacaktır. Biraz macera yaşamak ve bütçeli gezmek istiyorsanız kendi başınıza gitmenizi tavsiye ediyorum. Böylece parkın içindeki kasabalarda istediğiniz kadar kalabilirsiniz, çöl ve plajların tadını doyasıya çıkartırsınız. Bunun için ilk olarak Sao Luis’ den Barreirinhas’ a gitmeniz gerekmekte. Alternatifleri aşağıya yazıyorum.

Lencois-30Lençois Maranhenses’in en önemli özelliklerinden birisi de nehri, okyanusu, yağmur ormanlarını ve çölü aynı karade görebilirsiniz. 

LENÇOİS MARANHENSES’ E HESAPLI BİR ŞEKİLDE NASIL GİDİLİR? 

ADIM 1 – SAO LUİS’ UÇAKLA UÇUN

Tabi bu şehre İstanbul’ dan uçun demiyorum. Aktarmalı olsa dahi çok pahalı olacaktır. Brezilya’nın büyük şehirlerinden birine inip, oradan da küçük ulusal havaalanı şirketlerinden biriyle Sao Luis’ e uçabilirsiniz. Önemli olan biletinizi 2 ay önce almanız yoksa son güne kalan biletler Brezilya’ da ateş pahası…

ADIM 2 – SAO LUİS’ den BARREIRINHAS’ A GİDİŞ

Bu bölümün farklı alternatifleri var.

Halk Otobüsleri sizi oraya 30 Real’ e götürecektir ancak terminal şehrin çok uzağında olduğundan toplamda hesaplı olmayacaktır çünkü terminale sadece taksi ile gidebilirsiniz.

Özel Otobüs Şirketleri en iyi seçim olacaktır çünkü bunlar sizi kaldığınız yerde alıp otobüsün olduğu yere götürüyor.  Ve sadece 10 Real fazla veriyorsunuz. Böylece toplam ödeyeceğiniz miktar 40 Real oluyor. Kaldığınız otele sorun. Sizin için yer ayırtacaktır. Aklınızda olsun. Ne kadar 4 saatte varırız deseler de başka yolcuları topladıklarından tüm yolculuk 6 saat alıyor.

Paylaşılan Kiralık Araba‘ da aslında iyi bir seçim. 3.5 saat sürüyor ama toplamda adam başı 60 Real alıyorlar. Hotelinize bu alternatifi de sormayı unutmayın.

ADIM 3 – BARREIRINHAS’ dan PARKA GİDİŞ

Barreirinhas’ vardıktan sonra parka gitmenin iki yolu var. Bunlardan birisi o gece şehir içinde kalmak ve sonraki günün sabahında parka tur paketi almaktır. Veya aynı gün lokal insanları taşıyan bir jiple parkın yanındaki kasabalardan birine gitmektir. Ben kesinlikle ikincisini tavsiye ediyorum.

 

Atin Kasabası’na gitmek için gün de iki kez lokal Jeepler kalkıyor. 

Barreirinhas kesinlikle çirkin bir şehir bu yüzden okyanus kenarına yakın olan kasabalardan birine gitmeniz daha mantıklı olacaktır. Ben çölün tam kenarında, okyanus ve nehre yakın bir yere konuşlanmış Atin Kasabası’na gitmeye karar verdim. Tam bir cennet. Kesinlikle pişman olmayacaksınız. Buraya nehir üzerinden günlük botlar var ancak sadece sabahın 8′ inde gidiyor. Haliyle o gün şehir içinde kalmıyorsanız botu kaçırmışsınızdır demektir. Ama dert etmeyin daha güzel ama biraz çetrefilli alternatifiniz var. Sabah ve öğlen olmak üzere her gün Atin kasabasına lokal köylüleri taşımak için jeepler kalkıyor. Sadece 20 Real veriyorsunuz.

Atin Kasabası’na giderken off-road bir Jeep heyacanı sizi bekliyor olacak. Tabi sizinle beraber gelen köylülerin getirdiği çuvalların arasından kendinize bir yer bulabilirseniz. 

 

Kasabaya gidiş 2 saat sürüyor ve bence oldukça eğlenceli. Yol diye bir şey yok, daha çok kum üzerinde ilerliyorsunuz. Hele bir önceki günde yağmur yağmış ise su birikintileri içinden jeep ile ilerlemek off-road safari heyecanı gibi… Tek sorun Jeepin kalktığı yeri bulabilmek çünkü yerini belirten herhangi bir tabela yok. Etrafta İngilizce bilen pek olmadığı için işiniz biraz zor. Ama otobüs şoförü size yardımcı olacaktır. İşiniz kolay olsun diye ben jeepin kalktığı yerin resimlerini çektim, umarım işinize yarar. Birde hemen yanı başında Pousada De Deusa adlı bir hostel var. Etrafa burayı da sorabilirsiniz.

Şeker çuvalları ve köylüler arasındaki 2 saat jeep yolculuğu sonrası Atin kasabasının en ucundaki Pousada Da Tia Rita Hosteline vardım. Çok şeker bir yer. Özel oda fiyatı günlük 35 Reals. Hamak üstünde 20 Real’ e de  geceyi geçirebilirsiniz ama sivrisineklerden dolayı pek tavsiye etmiyorum.

Kasaba zaten plajın yanına kurulu. Gün batımı size yürüme mesafesinde…

Hostel’in sahibi çok tatlı bir insan. Ayrıca özel bot turları da sağlıyordu. Burada kaldığınız surece bağımsız çalışan tur operatörleri sizin yanınıza gelip çöl gölcüklerini görmek isteyip istemediniz soracaklardır. Ben su ana kadar İngilizce konuşabileni görmedim bu yüzden biraz İspanyolca ya da Portekizce çok isinize yarayacaktır.  Atin kasabası okyanus ve Amazon nehri uzantısının hemen yanı başında. Hiç bir yerde toprak yok. Sadece kum. Hindistan cevizi ağaçlarıyla bezenmiş kasaba yine kum üstüne kurulu. Etrafta arada sırada eti kemiklerine yapışmış inek dahi görebilirsiniz.  Plaj çok yakında olduğundan her an suya girebilirsiniz. Eğer gece dolunay varsa sahile inmenizi tavsiye ederim. Ay o kadar büyük ve parlaktı ki dışarda fener dahi kullanmanıza gerek yoktu. Bir birimizi hatta uzağı rahatlıkla seçebiliyorduk. Çöl gölcüklerine gitmek için sabah erken kalmanız gerekli çünkü tur akşama kadar sürüyor. Gölcükler aslında yürüme mesafesinde. Tabi Jeep ile de gidebilirsiniz. Her iki opsiyonda da yanınızda bir rehber bulundurmanız gerekli çünkü rahatlıkla kaybolabilirsiniz. Rehber fiyatları kişi başı 30-50 Reali geçmiyor. Jeep ile çöllün çok derinliklerine inebilirsiniz. Ancak ben yine de yürüyerek gitmenizi tavsiye ediyorum. Zaten çöle girince her şey birbirine benziyor. Ayrıca çöl içinde sıcakta yürürken birden göle atlayıp serinlemek çok zevkli. Eğer ölü sezonda gidiyorsanız bu biriken suya ilk giren kişi de siz oluyorsunuz. Haliyle atladığınız suyu rahatlıkla içebilirsiniz. Tabi unutmayın seyahat ettiğiniz yerlerde yöre insanlarının rahatlıkla içtiği su ya da diğer şeyler bağışıklık sisteminiz farklı olduğundan sizi hasta yapabilir. Ben suyu dayanamayıp epey içmiştim. Bir şey olmamıştı. Size de zarar vereceğini sanmıyorum.  Çöle giderken yanınızda mutlaka bir güneş kremi olmak zorunda. Ayrıca yanık sonrası kremlerde hayatinizi kurtarabilir.

Çöl gölcüklerine Mart ayında gitmiştim. Yağmur sezonu yeni başladığından etrafta çok fazla gölcük oluşmamıştı ama kimseler de yoktu. Bazı gölcükler içinde rahatlıkla yüzebileceğiniz kadar da derindi. Sonra ki aylarda çok daha fazla gölcük oluşuyormuş ancak turist sayısı da arttığından ben yine de erken gitmenizi tavsiye ediyorum.

Atin Kasabası’na Jeep ile gelmiş iseniz geri dönüşünüzde bot ya da kayık kullanmanızı tavsiye ediyorum. Çünkü yol üstünde, yağmur ormanları arasına sıkışmış çöl dağlarını da görebilirsiniz. Yağmur ormanı ve çölü aynı kareye sokabilmek pek alışagelmiş bir şey olmasa gerek.

Her ne kadar pek fazla bilinmese de Çöl Gölcükleri kesinlikle görünmesi gereken yerlerden birisi. Hem doğayı doyasıya yalayabilir, hem de plaj yanında rutin turist tatili de geçirebilirsiniz. Ayrıca çok da romantik bir ortam. Herkese tavsiye ediyorum.

İlgili Yazılar

+ Yorumunuzu Yazın

+